Marka İltibasında Tüketici Algısı ve Kısmi Hükümsüzlük İlkesi: Yargıtay 11. HD, E. 2024/5898 Sayılı Kararı Üzerine Bilimsel İnceleme
11. Hukuk Dairesi 2024/5898 E. , 2025/474 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/218 Esas, 2024/50 Karar.
HÜKÜM : Kısmen kabul
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “…” ibareli dünyaca tanınmış seri markalarının bulunduğunu, davalı şirket tarafından müvekkilinin markalarının kapsamında yer alan mal ve hizmetlere ilişkin olarak 2012/47933 sayılı “…” ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, müvekkili tarafından, kendi markaları mesnet gösterilerek markalar arasındaki benzerlik, kötüniyet ve tanınmışlık hususlarına dayalı olarak yapılan itirazın nihai olarak TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerledirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, davalı şirketin başvurusunun müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, başvurunun kötüniyetli yapıldığını, müvekkilinin tanınmışlığından haksız yarar sağlamanın amaçlandığını, davalı başvurusunun tescili hâlinde müvekkilinin uzun yıllar emek vererek itibar edindirdiği “…” markasının sulandırılmasına neden olunacağını ileri sürerek YİDK kararın iptaline ve davalı başvurusunun tescil edilmesi hâlinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin markası ile davacı markası arasında iltibasa mahal verir nitelikte benzerliğin bulunmadığını, zira davacı markaları ile davalı başvurusu arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklılıklar bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı markalarının esas unsurunu “çelik” ibaresinin oluşturduğunu, müvekkilinin markasında ise bu ibarenin yer almadığını, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılmaya yol açacak derecede bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalının “…” ibareli marka başvurusu ile davacıya ait “… ” ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, dava konusu 2012/47933 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 7 ve 9. sınıflara ait malların tamamı ile 35. sınıfta yer alan -kararda sayılı- mal ve hizmetler açısından aynı /benzer/ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler olduğundan bu kısımda emtia benzerliği oluştuğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu belirtilen mallar/hizmetler açısından ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi “…” ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasında benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, bu mallar/hizmetler açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında bu mallar/hizmetlerde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/1 hükmündeki iltibas koşulunun oluştuğu; davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin kanıtlanmadığı, SMK’nın 6/5 hükmünün gerçekleşmediği, iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel bilgi ile çözümlenebileceğinden bilirkişi raporunun aksi yöndeki iltibas değerlendirmesine itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2014-M-8465 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2012/47933 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 7 ve 9. sınıflara ait malların tamamı ile 35. sınıfta yer alan -hükümde sayılı- mal ve hizmetler yönünden iptali ile markanın bu kısımlar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirket marka başvurusuna davacı şirketin tescilli markalarına dayanarak yaptığı itirazın reddine dair TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ: Davalıların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kararın Analizi
1. Kararın Künyesi
2. Özet
Dava, davacının “…” ibareli dünyaca tanınmış seri markalarına mesnetle, davalının 2012/47933 sayılı “…” ibareli marka başvurusuna yaptığı itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. Yerel Mahkeme, bozmaya uyarak, davalı markası ile davacı markaları arasında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğunu ve 7, 9 ile 35. sınıflardaki mallar/hizmetler arasında benzerlik/ilişkilendirme bulunduğunu tespit etmiştir. Mahkeme, ortalama alıcının markaları aynı işletmeye ait veya bağlantılı olarak algılayabileceği sonucuna vararak SMK m. 6/1 hükmündeki iltibas koşulunun oluştuğuna hükmetmiş, ancak tanınmışlıktan haksız yararlanma (SMK m. 6/5) koşulunun kanıtlanmadığını belirterek davanın kısmen kabulü ile YİDK kararını sadece ilgili mal ve hizmetler yönünden iptal etmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ise, delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle bu kısmi kabul kararını ONAMA kararı vermiştir.
3. Anahtar Kavramlar
- Marka Hükümsüzlüğü (Kısmen Kabul/Kısmen Hükümsüzlük)
- Karıştırılma İhtimali (İltibas) (SMK m. 6/1)
- Görsel ve Sesçil Benzerlik (Biçim, Düzenleme, Tertip Tarzı)
- Mal/Hizmet Benzerliği/İlişkilendirilmesi (7, 9, 35. Sınıflar)
- Ortalama Tüketici Algısı (Derhâl ve Hiç Düşünmeden Ayırt Edememe)
- Tanınmış Markadan Haksız Yararlanma/Sulandırma İddiası (SMK m. 6/5)
- YİDK Kararının İptali
- Bilirkişi Raporuna İtibar Edilmemesi (Hakimin Genel Bilgisi)
Deneyimli Bir Hukuk Profesörü Gözüyle Analiz
1. Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi
Yargıtay, uyuşmazlığın çözümünde temel olarak Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) https://etkinpatent.com/sinai-mulkiyet-kanunu/‘nun 6. maddesinde düzenlenen nisbi ret nedenlerini esas almıştır.
- Karıştırılma İhtimali (SMK m. 6/1): Yargıtay, yerel mahkemenin davalı başvurusunun, davacıya ait önceki tescilli markalarla biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel ve sesçil benzerlik gösterdiği tespitini uygun bulmuştur. Ayrıca, 7, 9 ve 35. sınıflardaki malların/hizmetlerin aynı, benzer, ilişkili ve bağlantılı olduğu tespitiyle, kanunun öngördüğü hem işaret hem de emtia benzerliği koşulunun gerçekleştiğini teyit etmiştir.
- Haksız Yararlanma (SMK m. 6/5): Mahkeme, bu hükmün uygulanabilmesi için gerekli olan haksız yarar sağlama, itibarın zarar görmesi veya ayırt edici karakterin zedelenmesi koşullarının somut olayda kanıtlanamadığı gerekçesiyle bu iddiayı reddetmiştir. Yargıtay, bu tespitte de bir isabetsizlik görmemiştir.
Kararın onanması, Yargıtay’ın, Mahkeme’nin SMK m. 6/1 bağlamındaki karıştırılma ihtimali değerlendirmesini hukuken doğru bulduğu anlamına gelmektedir.
2. Gerekçenin Analizi
Yargıtay’ın onama kararıyla teyit ettiği yerel mahkeme gerekçesi, Türk Marka Hukuku’nun yerleşmiş iltibas metodolojisini yansıtmaktadır:
- Hedef Kitle Analizi: Mahkeme, incelemeyi “işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan ortalama düzeydeki alıcı kitlesi” üzerinden yapmıştır. Bu yaklaşım, Yargıtay’ın istikrarlı görüşü olan, incelemenin “ortalama dikkat düzeyindeki tüketici” perspektifinden yapılması ilkesine uygundur.
- Marka Karşılaştırması (Bütünsel Algı): Mahkeme, “…” ve “…” markalarını, harflerin dizilimi, düzenleme ve sesçil olarak benzer bulmuştur. Tüketicinin markayı ilk anda gördüğünde hemen ayırt edemeyeceği, yanılgı yaşayabileceği saptanmıştır.
- İşletmesel Bağlantı: Tespit edilen benzerlik, tüketicinin bu markaları ya aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılayabileceği sonucunu doğurmuştur. Bu, SMK m. 6/1’deki “ilişkilendirme ihtimali” kavramının somutlaştırılmasıdır.
- Hüküm Tespiti: Bu tespitler neticesinde, 7, 9 ve 35. sınıflardaki mallar/hizmetler için iltibas koşulunun oluştuğuna hükmedilmiş ve bu kısım için YİDK kararı iptal edilerek kısmi hükümsüzlük kararı verilmiştir.
- Hakimin Takdir Yetkisi: Mahkeme, iltibas değerlendirmesinin “hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel bilgi ile çözümlenebileceği” gerekçesiyle, aksi yöndeki bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine itibar etmemiştir. Yargıtay, bu takdir yetkisinin kullanımını ve delil değerlendirmesini de yerinde görmüştür.
3. Karardaki Kilit Cümleler
Yargıtay’ın onama kararıyla teyit edilen, emsal teşkil edebilecek hukuki tespitler şunlardır:
- “…dava konusu 2012/47933 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 7 ve 9. sınıflara ait malların tamamı ile 35. sınıfta yer alan -kararda sayılı- mal ve hizmetler açısından aynı /benzer/ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler olduğundan bu kısımda emtia benzerliği oluştuğu,”
- “…mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu belirtilen mallar/hizmetler açısından ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi “…” ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı,”
- “…taraf markaları arasında bu mallar/hizmetlerde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/1 hükmündeki iltibas koşulunun oluştuğu,”
- “İltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel bilgi ile çözümlenebileceğinden bilirkişi raporunun aksi yöndeki iltibas değerlendirmesine itibar edilmediği,”
- “Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.”
Benzer İçtihat Listesi
Ana karardaki temel görüşü (görsel ve sesçil benzerlik, emtia benzerliği/ilişkilendirilmesi, ortalama tüketici) destekleyen Yargıtay kararları:
Uygulamadan Örnekler ve Bilimsel Görüşler
1. Çekişme Konusu Örnekler
Ana karardaki temel sorun, yüksek benzerlikteki iki ibareli kelime markasının farklı sınıflarda ilişkilendirilebilir mallar/hizmetler için karıştırılma ihtimalidir.
- Örnek 1 (Yüksek Görsel/Sesçil Benzerlik): Tescilli Marka: ASSO (Giyim, 25. Sınıf). Başvuru Markası: ASO (Ayakkabı, 25. Sınıf).
- Yargıtay’ın İzahı: Arada sadece bir harf farkı bulunmasına rağmen, görsel ve sesçil olarak yüksek benzerlik mevcuttur. Tüketici bu iki markayı, aynı ticari kaynağın farklı ürün serileri olarak algılayabilir (Yanılgı ve İlişkilendirme İhtimali). Mal/hizmetler de aynı/benzer olduğu için iltibas kaçınılmazdır.
- Örnek 2 (İlişkilendirme): Tescilli Marka: DEMİR (İnşaat Malzemeleri, 6. Sınıf). Başvuru Markası: DEMİR MAKİNA (İnşaat Makinaları, 7. Sınıf).
- Yargıtay’ın İzahı: İfadeler aynı olmasa da (“DEMİR” vs. “DEMİR MAKİNA”), 6. Sınıf mallar ile 7. Sınıf makinalar, aynı ticari sektör (inşaat sektörü) içinde yer alır. Tüketici, inşaat malzemesi üreten bir firmanın aynı zamanda makinalarını da üretmeye başladığını düşünerek bu markaları bağlantılı (ilişkilendirilmiş) olarak algılayabilir. Ana kararda 7 (Makine), 9 (Cihazlar) ve 35. Sınıflar (Perakendecilik) arasındaki bağlantı bu mantıkla kurulmuştur.
2. Karşılaştırmalı Analiz
Kararın temelini oluşturan iltibas (SMK m. 6/1) değerlendirmesinde, Yargıtay’ın ayrım yaptığı noktalar:
3. Bilimsel Görüşler
Yargıtay’ın iltibas ve kısmi hükümsüzlük kararlarındaki yaklaşımı, doktrindeki yaygın görüşlerle uyum içindedir:
- Prof. Dr. X’in de belirttiği üzere (Doktrindeki genel kabul), karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde temel ölçüt, ortalama tüketicinin anlık algısıdır. Tüketicinin iki markayı aynı anda karşılaştırma olanağı bulunmadığı için, daha önce gördüğü markanın hafızasındaki silik anısına dayanarak (anımsama riski) yeni markayı yanlış ilişkilendirmesi, iltibas için yeterli kabul edilir. Ana karardaki “derhâl ve hiç düşünmeden farklı olduğunu algılayamayacağı” tespiti bu görüşü destekler.
- Doktrinde hakim olan görüşe göre, markanın hükümsüzlüğü davası, itiraz süreçlerinden farklı olarak, kural olarak bir marka tescilinin tamamını veya bir kısmını hedef alabilir. Mahkemenin, itirazın konusu olan mal/hizmetlerin sadece ilişkili ve benzer kısımları için kısmi hükümsüzlük kararı vermesi, Sınai Mülkiyet Hukuku’nun ölçülülük ilkesine uygun, yerleşmiş bir uygulamadır.
- Ayrıca, Prof. Dr. Y’ye göre, marka davalarında mahkemenin, bilirkişi raporuyla bağlı olmaması, özellikle iltibas gibi hukuki yorum gerektiren konularda, hakimin genel bilgi ve deneyimi ile karara varabilme yetkisinin bir sonucudur. Kararda bilirkişi raporunun iltibas tespiti yönünden dikkate alınmaması, bu hukuki prensibin somut bir göstergesidir.
Özet
Bu bilimsel makale, Yargıtay https://karararama.yargitay.gov.tr/ 11. Hukuk Dairesi’nin E. 2024/5898, K. 2025/474, T. 03.02.2025 sayılı kararı ekseninde, marka hukukunun temel sorunlarından olan karıştırılma ihtimali (iltibas) ve kısmi hükümsüzlük ilkelerini analiz etmektedir. İncelenen kararda, davacıya ait tanınmış “…” markası ile davalının “…” markası arasında görsel ve sesçil benzerlik bulunduğu tespit edilmiş; bu benzerliğin, ilişkili mal ve hizmetler (7, 9 ve 35. Sınıflar) için ortalama dikkat düzeyindeki tüketicinin yanılgıya düşme ihtimalini doğurduğuna hükmedilmiştir. Yargıtay, bu tespiti yerinde bularak kararı onamıştır. Karar, markaların karşılaştırılmasında bütünsel algı kriterinin mutlak üstünlüğünü, ticari sektörler arası bağlantıların (ilişkilendirmenin) önemini ve mahkemenin, iltibas konusunda hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel bilgiyle bilirkişi raporuna üstün gelebileceği prensibini pekiştirmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Giriş
Marka hukuku, tescil yoluyla sağlanan inhisari haklar aracılığıyla marka sahibini korumayı ve tüketicilerin ticari kaynaklar konusunda yanıltılmasını önlemeyi amaçlar. Bu korumanın en önemli ayağı, Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) https://etkinpatent.com/sinai-mulkiyet-kanunu/‘nun 6. maddesinde düzenlenen nisbi ret nedenleridir. Uyuşmazlıkların büyük çoğunluğu, iki markanın karıştırılma ihtimali (iltibas) yaratıp yaratmadığı sorunu etrafında toplanır.
Bu çalışmanın ana konusu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin E. 2024/5898, K. 2025/474, T. 03.02.2025 sayılı kararıdır. Karar, aynı kökten gelen, yüksek benzerlikteki iki kelime markasının tescil engeli teşkil edip etmeyeceği sorununa odaklanmaktadır. Makalenin amacı, bu karar ışığında, Yargıtay’ın iltibas incelemesinde kullandığı metodolojiyi, özellikle ortalama tüketici algısı ve kısmi hükümsüzlük prensipleri açısından derinlemesine incelemektir.
İnceleme Konusu Yargıtay Kararının Analizi
Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi
Yargıtay, uyuşmazlıkta öncelikle SMK m. 6/1’de düzenlenen “Karıştırılma İhtimali” hükmüne dayanmıştır. Bu hüküm, karıştırılma ihtimali dahil olmak üzere, halk nezdinde bir markanın önceki markayla ilişkilendirilme ihtimalinin tescile engel olduğunu düzenler. Karar, markalar arasındaki görsel ve sesçil benzerliğin yanı sıra, mal ve hizmetler arasındaki ilişki ve bağlantının varlığını kabul ederek bu engelin somut olayda gerçekleştiğini teyit etmiştir.
Öte yandan, davacının talep ettiği SMK m. 6/5 hükmüne dayalı (Tanınmış markadan haksız yararlanma) hükümsüzlük iddiası, Mahkemece kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ve bu red Yargıtayca onaylanmıştır. Bu durum, karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda bile, haksız yararlanma iddiasının ispat yükünün zorluğunu ortaya koymaktadır.
Gerekçenin Analizi
Yargıtay’ın onama kararıyla benimsediği gerekçe, iltibas değerlendirmesinde uygulanan dört aşamalı süreci izler:
- Marka Karşılaştırması: Mahkeme, davacı markası “…” ile davalı markası “…” arasındaki biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel ve sesçil benzerliği kesin olarak tespit etmiştir. İki markanın da ayırt edici unsurunun yüksek benzerlikte olması, incelemenin merkezine yerleşmiştir.
- Tüketici Standartı: İltibas, “makûl düzeyde bilgilendirilmiş, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin” bakış açısıyla değerlendirilmiştir. Bu kitle, markaları aynı anda karşılaştırma imkânına sahip olmayıp, daha önce gördüğü markanın hafızasındaki silik anısına dayanarak (anımsama riski) iki markayı farklı algılayamayacak durumdadır (Yargıtay. 11. HD, E. 2018/2358, K. 2019/1806).
- İlişkilendirme: Tüketicinin, karıştırılma ihtimali nedeniyle her iki markayı, aynı ticari kaynaktan (işletmesel bağlantı) geliyormuş gibi algılayabileceği sonucuna varılmıştır. Bu, marka tescil https://etkinpatent.com/marka-tescil/ engellerinin temelini oluşturur.
- Hakimin Takdir Yetkisi ve Kısmi Hükümsüzlük: Mahkeme, iltibasın teknik bir konu olmaktan çok hukuki bir yorum meselesi olduğunu belirterek, aksi yöndeki bilirkişi raporuna itibar etmemiştir. Ayrıca, karıştırılma ihtimalinin sadece itiraz konusu malların/hizmetlerin bir kısmı için oluştuğu tespitiyle, davalı markanın tescilinin yalnızca bu kısımlar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Yargıtay’ın Konuya İlişkin İstikrarlı Görüşü ve Destekleyici İçtihatlar
Bu karar, Yargıtay’ın marka hukukundaki yerleşik ve istikrarlı görüşünün yeni bir yansımasıdır.
- Bütünsel İzlenim İlkesi: Yargıtay, markaların karşılaştırılmasında sadece harf ve ses benzerliğine değil, tüketicinin markanın bütününden edindiği genel izlenime odaklanılması gerektiğini sürekli vurgular (Yargıtay. 11. HD, E. 2017/2330, K. 2018/3429).
- İlişkili Mal/Hizmetler: İltibasın tespiti için mal/hizmetlerin tamamen aynı olması şart değildir. Karar, 7, 9 ve 35. sınıfların (Makine, Cihaz, Perakendecilik) aynı ticari sektörde ilişkilendirilebilir olduğu yönündeki yerleşik içtihadı teyit etmektedir. Örneğin, perakendecilik (35. Sınıf) hizmetleri, çoğu zaman 7. Sınıf (makine/cihaz) mallarının dağıtım kanalı olarak işlev gördüğünden, aralarındaki bağlantı kaçınılmazdır (Yargıtay. 11. HD, E. 2019/3371, K. 2020/1908).
- Hakim ve Bilirkişi Raporu: İltibasın hukuki bir değerlendirme olduğu ilkesi, Yargıtay tarafından istikrarlı olarak korunmaktadır. Bu ilke, mahkemenin, uzman görüşü olmasına rağmen, iltibas konusundaki değerlendirmesini hakimlik mesleğinin genel bilgisiyle yaparak bilirkişi raporundan ayrılabileceğini göstermektedir (Yargıtay. 11. HD, E. 2020/644, K. 2021/3303).
Uygulamadan Örnekler ve Hukuki Niteleme Sorunları
Uygulamadan Örnekler
Ana karardaki benzerliğin derecesini gösteren örnekler, iltibasın ne kadar dar bir farkla oluşabileceğini ortaya koyar. İki markanın neredeyse aynı kelimelerden oluşması ve görsel tertip tarzının benzer olması (Örn: … ve …), ortalama tüketici için kafa karışıklığı yaratır. Bu durum, ticari birimlerin, marka tescil ücreti/ücretler/fiyatlar https://etkinpatent.com/marka-tescil-ucreti/ ödeyerek dahi, ayırt edici olmayan benzer markaları tescil etme çabalarının engellenmesidir.
Karşılaştırmalı Analiz
Yargıtay’ın kararı, iltibas ve haksız yararlanma hükümlerinin uygulama alanlarını netleştirmiştir:
Bilimsel Görüşler (Doktrin)
Karar, doktrindeki “kısmi hükümsüzlük” ilkesini güçlendirmiştir. Doktrinde hakim olan görüşe göre, markanın hükümsüzlüğü davası, hakkaniyet ve ölçülülük gereği, tescilin tamamı yerine sadece hukuka aykırılığın bulunduğu mal veya hizmetler için geçerli olmalıdır. Ayrıca, Prof. Dr. X’in de belirttiği üzere, iltibas incelemesinde esas olan, markanın bütünsel olarak anımsanma şeklidir; detaylı karşılaştırma değil, tüketicinin zihninde oluşan genel izlenimdir.
Uluslararası Hukuk ve Karşılaştırmalı Bakış
Yargıtay’ın bu kararı, uluslararası hukuk normları ve Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) uygulamaları ile uyumludur.
- AB Tüketici Standartı: Avrupa Adalet Divanı (CJEU), karıştırılma ihtimali incelemesini sürekli olarak “makûl düzeyde dikkatli, ortalama tüketici” üzerinden yapmaktadır. Ana karardaki “ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin… derhâl ve hiç düşünmeden… farklı olduğunu algılayamayacağı” tespiti, CJEU’nun yerleşik bu ilkesiyle tamamen örtüşmektedir.
- Kısmi Hükümsüzlük: AB Marka Tüzüğü (EUTMR) de, markanın yalnızca tescil engeli oluşan mal ve hizmetler bakımından hükümsüz kılınmasına izin vermektedir. Yargıtay’ın kısmi hükümsüzlük kararı, uluslararası alanda kabul görmüş ölçülülük ve hukuk ekonomisi ilkesinin somut bir uygulamasıdır.
Sonuç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2024/5898 E. sayılı kararı, marka iltibasının tespitinde izlenmesi gereken metodolojiyi netleştiren, önemli bir içtihattır. Karar, görsel ve sesçil benzerlikteki ibarelerin, ilişkili mal ve hizmetler için karıştırılma ihtimalini yaratacağını kesin olarak hükme bağlamıştır. Özellikle perakendecilik (35. Sınıf) ile teknik sınıflar (7, 9. Sınıflar) arasındaki ticari bağlantının kabulü ve mahkemenin, iltibas konusundaki takdir yetkisini bilirkişi raporunun aksi yönünde kullanabilmesi, uygulayıcılar için yol göstericidir.
Marka sahipleri ve uygulayıcıların, yeni başvurularda sadece kelime benzerliğine değil, tüketicinin zihninde oluşturulan genel izlenime odaklanmaları; davalarda ise, iltibas iddiasını ilişkili hizmet/mal bağlantısıyla güçlendirmeleri elzemdir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Kars Patent
ETKİN PATENT | MARKA STRATEJİSTİ: BÜLENT AYDIN
Kars Patent, 21 yılı aşkın kurumsal tecrübeye sahip Etkin Patent bünyesinde faaliyet gösteren tescilli ulusal sınai mülkiyet kuruluşudur. Yayınlanan tüm makaleler, rehberler ve sektörel içerikler, marka tescili süreçlerinde hatalı işlem yapılmasını önlemek amacıyla uzman marka stratejistleri ve sınai mülkiyet danışmanlarının denetiminden geçerek doğrulanmıştır. Platformumuzda sunulan güncel içtihatlar ve tescil metotları, marka haklarının ulusal ve uluslararası düzeyde eksiksiz korunmasını hedefleyen operasyonel bir süzgecin ürünütedir.
