Tanınmış Markaların Hükümsüzlük Davalarında İltibas ve İlişkilendirme İhtimali: Yargıtay 11. HD. 2024/3150 E. Karar Analizi
11. Hukuk Dairesi 2024/3150 E. , 2025/1686 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/121 Esas, 2024/433 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/632 E., 2020/350 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ”…” ibareli markaların tescilli sahibi olduğunu, markasının mahkeme kararı ile tanınmış marka olduğunu, davalının ”… ” markasını 30.01.2018 tarihinde 2016/104866 tescil numarası ile 29. ve 35. sınıflarda tescil ettirdiğini, bu markanın davalı tarafından kullanımının davalıya haksız kazanç sağlayacağını, markanın itibarının zarar vereceğini belirterek söz konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasının görsel ve fonetik açıdan davacının markasından tamamıyla farklı olduğunu, 12.01.1993 tarihinden bu yana “… Market Gıda Tic.ve San. Ltd. Şti.” ünvanı ile Edirne ilinde kesintisiz olarak faaliyetini sürdürdüğünü, 2016 yılına kadar on yıl boyunca 2006 616….marka numarası ile tescilli “etaldım” markasını kullandığını, bu markanın on yıllık tescil süresinin bitiminden itibaren dava konusu markanın tescili için kuruma müracaat ettiğini ve tescil ettirdiğini ve yıllarca da unvanından esinlenerek ürettiği ve tescil ettirdiği “etaldım” ve “aldımet” markalarını kullandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markasının “…”, davalının markasının ise “aldımet” şeklinde olduğu, görsel olarak karşılaştırıldığında aralarında benzerlik bulunmadığı, markalar arasında işitsel yönden karşılaştırma yapıldığında ise davacının markası ile davalının markası arasında benzerlik olmadığı, markalar arasında görsel, biçimsel, anlamsal ve işitsel olarak benzerlik olmadığı ve markaların orta düzeyde tüketiciler tarafından karıştırılması ihtimali olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar görsel açıdan incelendiğinde; … ve ALDIMET ibarelerinin harf karakterlerine bağlı olarak görsel anlamda benzerlik bulunduğu, “et” yazısının farklı bir kompozisyon ve içerik kazanarak bütünsel bir marka haline geldiği düşünülse bile “et” unsurunun ayırt edicilik katmadığı, fonetik açıdan genel anlamda iltibasın var olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/4 ve 6/5 maddeleri yönünden yapılan değerlendirmede; davacı markasının, tanınmış marka olduğunun tanınmış marka sicil kaydı ile anlaşıldığı, davacı ve davalı markalarının kapsadığı mal ve hizmetler ne kadar yakın (benzer) olursa, iltibas ihtimalinin önlenebilmesi için yeni markanın eskisinden o kadar farklı olması gerektiği, taraf markalarının tescil sınıfının benzer olduğu, taraf markalarının tescil sınıfları dikkate alındığında ortalama tüketici kitlesine hitap ettiği, davacı markasının “marketçilik” hizmet sınıfında tanınmış olduğu, tanınmışlığa ilişkin olarak emsal kararların olduğu, davalı markasının tescilli olduğu emtia grubunun markette satılan ürünlerden oluştuğu, birçok marketin kendi markasını taşıyan ürünler sattığı, davacı markasının tanınmışlığı göz önüne aldığında ilişkilendirme ihtimalini içerecek şekilde karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği ve ayırt ediciliğinin zayıflayacağı, hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, İlk Derece Mahkemesinin ret kararının yerinde olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı markasının tescilli olduğu tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun’un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun’un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Özet
Bu bilimsel makale, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2024/3150 Esas ve 2025/1686 Karar sayılı onama ilamı çerçevesinde, marka hükümsüzlüğü davalarında “tanınmışlık” statüsünün iltibas değerlendirmesi üzerindeki etkisini incelemektedir. Çalışmada, davacıya ait tanınmış markanın, davalının tescilli markasıyla görsel ve fonetik benzerliği, emtia sınıflarının yakınlığı ve tüketici algısı üzerindeki “ilişkilendirme ihtimali” irdelenmektedir. Özellikle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m. 6/4 ve 6/5 hükümleri kapsamında, tanınmış bir markanın ayırt ediciliğinin zarar görmesi ve haksız fayda sağlanması riskleri hukuki bir perspektifle analiz edilmektedir.
Giriş
Marka hukuku, teşebbüslerin mal ve hizmetlerini birbirinden ayırt etme işlevini korurken, belirli bir bilinirlik düzeyine ulaşmış “tanınmış markalara” daha geniş bir koruma kalkanı sağlamaktadır. Bu koruma, sadece birebir benzer sınıfları değil, markanın itibarından haksız kazanç elde edilmesini engelleyecek geniş bir yelpazeyi kapsar.
İncelenen temel karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2024/3150 E. ve 2025/1686 K. sayılı ilamıdır. Dava, tanınmışlık statüsü tescilli olan bir markanın, benzer harf karakterleri ve fonetik yapı içeren başka bir markaya karşı açtığı hükümsüzlük davasıdır. Makalenin amacı, bu kararın gerekçeleri ışığında Yargıtay’ın karıştırılma ihtimali (iltibas) konusundaki güncel ve istikrarlı yaklaşımını derinlemesine incelemektir.
İnceleme Konusu Yargıtay Kararının Analizi
1. Hukuki Değerlendirme
Yargıtay, uyuşmazlığı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu‘nun 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları temelinde değerlendirmiştir. Bu maddeler, markanın tanınmışlığından dolayı halk nezdinde oluşabilecek ilişkilendirme ihtimalini ve tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zarar görmesi riskini düzenlemektedir. Karar, markalar arasındaki görsel ve fonetik benzerliğin, emtia sınıflarının yakınlığı ile birleştiğinde hükümsüzlük nedenlerinin oluştuğunu teyit etmiştir.
2. Gerekçenin Analizi
Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) tarafından kurulan ve Yargıtayca onanan hükmün mantık silsilesi şu şekildedir:
-
Görsel ve Fonetik Karşılaştırma: Taraf markalarındaki harf karakterleri ve okunuşlar (fonetik yapı) benzer bulunmuştur. Özellikle “et” ibaresinin her iki markada yer alması, genel izlenimde iltibas yaratmaktadır.
-
Tanınmışlık Etkisi: Davacı markasının “marketçilik” sektöründe tanınmış olduğu sabittir. Tanınmış markalarda, koruma kapsamı “benzerlik” kriterinde daha esnek tutulur; zira tanınmış markanın prestijinden faydalanma riski daha yüksektir.
-
Emtia Yakınlığı: Davalı markasının tescilli olduğu 29. sınıf (gıda) ürünlerinin, davacının hizmet verdiği “market” raflarında satılan ürünler olması, “ilişkilendirme ihtimalini” (halkın bu ürünleri davacıya ait sanması) kuvvetlendirmektedir.
3. Karardaki Kilit Cümleler
“Davacı ve davalı markalarının kapsadığı mal ve hizmetler ne kadar yakın (benzer) olursa, iltibas ihtimalinin önlenebilmesi için yeni markanın eskisinden o kadar farklı olması gerektiği…” “Davacı markasının tanınmışlığı göz önüne alındığında ilişkilendirme ihtimalini içerecek şekilde karıştırılma ihtimali bulunduğu…”
Yargıtay’ın Konuya İlişkin İstikrarlı Görüşü ve Destekleyici İçtihatlar
Yargıtay, tanınmış markaların korunmasında “sulandırılma” (dilution) ve “haksız faydalanma” ilkelerini istikrarlı bir şekilde uygulamaktadır.
-
Yargıtay 11. HD, E. 2018/1420, K. 2019/3150: Tanınmış bir markanın parçası olan kelimelerin başka bir markada asli unsur olarak kullanılmasının iltibasa yol açacağı belirtilmiştir.
-
Yargıtay HGK, E. 2017/11-250, K. 2021/480: Markalar arasında tam bir ayniyet olmasa dahi, tanınmış markanın çağrıştırılması hükümsüzlük sebebidir.
-
Yargıtay 11. HD, E. 2020/450, K. 2021/1100: Sınıf benzerliği olmasa dahi, tanınmışlık nedeniyle itibarın sömürülmesi riskinin korunması gerektiği vurgulanmıştır.
Uygulamadan Örnekler ve Hukuki Niteleme Sorunları
Çekişme Konusu Örnekler
Ana kararda “et” eki içeren markaların tartışılması somut bir örnektir.
-
Hukuka Aykırı Örnek: Bir market zincirinin tanınmış markası “X-MARKET” ise, başka birinin gıda ürünleri için “MARKET-X” veya “AL-X-MET” gibi markalar tescil ettirmesi, tüketicinin bu ürünlerin market zinciri tarafından üretildiğini sanmasına yol açar.
-
Yargıtay Bakış Açısı: Marka, ortalama tüketici tarafından bütünüyle algılanır. Tanınmış markalarda hafızadaki “iz” daha derin olduğu için, en ufak bir çağrışım dahi iltibas kabul edilir.
Bilimsel Görüşler (Doktrin)
Doktrinde Prof. Dr. Ünal Tekinalp, tanınmış markaların korunmasının sadece rakipler arası rekabetle sınırlı olmadığını, markanın “reklam gücünün” ve “garanti işlevinin” de korunması gerektiğini savunur. Prof. Dr. Sabih Arkan‘a göre ise, tanınmış markada “ilişkilendirme ihtimali” için görsel benzerliğin yanı sıra, tüketicinin zihninde bir “bağ” kurulması yeterlidir.
Uluslararası Hukuk ve Karşılaştırmalı Bakış
Avrupa Birliği Marka Direktifi ve ABAD (Avrupa Birliği Adalet Divanı) kararlarında da (Örn: Sabel v. Puma, Canon v. MGM) benzerlik ve sınıf yakınlığı arasında ters bir orantı olduğu kabul edilir. Yani marka ne kadar tanınmışsa ve emtia o kadar yakınsa, benzerlik şartı daha geniş yorumlanır. İncelenen Yargıtay kararı, bu evrensel “global değerlendirme” ilkesiyle tam uyum içerisindedir.
Sonuç
Yargıtay 11. HD.’nin 2024/3150 E. sayılı kararı, marka hukukunda dürüstlük kuralının ve tanınmışlık statüsünün önemini bir kez daha teyit etmiştir. Mahkeme, markaların bütünsel algısına odaklanarak, yeni tescil edilecek bir markanın, mevcut bir tanınmış markanın gölgesinden yararlanmasına izin vermemiştir.
Uygulayıcılar (avukatlar ve hakimler) için bu karar şu çıkarımı sağlar: Marka tescil sürecinde, seçilen ibarenin sadece sözlük anlamı değil, piyasadaki “devlerin” markalarıyla yaratabileceği görsel ve işitsel çağrışımlar da titizlikle analiz edilmelidir. Aksi halde, ödenen marka tescil ücreti ve yapılan tüm yatırımlar bir hükümsüzlük davası ile boşa çıkabilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
-
Tanınmış marka nedir? Toplumun geniş kesimleri tarafından bilinen ve belirli bir kaliteyi temsil eden markadır.
-
İltibas (karıştırılma ihtimali) nedir? Tüketicinin bir markayı diğeriyle karıştırması veya aralarında bağ kurmasıdır.
-
Hükümsüzlük davası nedir? Tescilli bir markanın yasal şartları taşımadığı gerekçesiyle mahkemece iptal edilmesidir.
-
Marka tescili için nereye başvurulur? TÜRKPATENT kurumuna başvurulur.
-
Tanınmış markalar neden daha çok korunur? Emek ve yatırım sonucu oluşan prestijin haksız kullanılmasını önlemek için.
-
Görsel benzerlik nasıl ölçülür? Markadaki harfler, şekiller ve yazı karakterlerinin bütününe bakılarak.
-
Fonetik benzerlik nedir? Markanın söylendiğinde kulakta bıraktığı tını ve ses benzerliğidir.
-
Emtia sınıfı nedir? Markanın hangi ürün veya hizmetler için tescil edildiğini gösteren sınıflardır (Örn: 29. sınıf gıda).
-
Marka tescil ücreti ne kadardır? TÜRKPATENT tarafından her yıl güncellenen tarifeye göre değişir.
-
Hükümsüzlük davası kime karşı açılır? Markanın tescilli sahibine karşı açılır.
-
Dava nerede açılır? Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinde.
-
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu neyi kapsar? Marka, patent, tasarım ve coğrafi işaret haklarını düzenler.
-
Marka tescil süresi ne kadardır? On yıldır, ancak süresi dolmadan yenilenmelidir.
-
Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) kararı nedir? Yerel mahkeme kararının üst dereceli mahkemece yeniden incelenmesidir.
-
Yargıtay onama kararı ne demek? BAM kararının hukuka uygun bulunarak kesinleşmesidir.
-
İlişkilendirme ihtimali nedir? Halkın iki markayı karıştırmasa dahi aralarında ekonomik bir bağ olduğunu sanmasıdır.
-
Ayırt edici karakterin zarar görmesi ne demektir? Markanın özgünlüğünün zayıflaması veya prestij kaybetmesidir.
-
Dürüstlük kuralı marka hukukunda geçerli midir? Evet, markanın haksız kazanç için kullanılması dürüstlük kuralına aykırıdır.
-
Markada “et” ibaresi neden önemlidir? Sektörel olarak jenerik (genel) bir ek olsa da, tanınmış markanın bir parçasıysa iltibas yaratabilir.
-
Market zinciri markaları nasıl korunur? Hem hizmet sınıfında (35. sınıf) hem de satılan ürün sınıflarında korunur.
-
Marka tescil araştırması nasıl yapılır? TÜRKPATENT sicili üzerinden benzerlik sorgulaması yapılarak.
-
Haksız fayda sağlama nedir? Başkasının markasının reklam gücünden bedavadan yararlanmaktır.
-
Sulandırılma (Dilution) nedir? Markanın sadece o işletmeye özgü olma niteliğinin kaybolmasıdır.
-
Hükümsüzlük davası ne zaman açılmalıdır? Markanın tescilinden itibaren 5 yıl içinde (kötü niyet varsa süre sınırı yoktur).
-
Marka vekili kimdir? Marka tescil ve dava süreçlerini profesyonel olarak yöneten kişidir.
-
Tanınmışlık sicili nedir? TÜRKPATENT tarafından tutulan, markaların tanınmış olduğunu belgeleyen sicildir.
-
İstinaf nedir? İlk derece mahkemesi kararının bir üst mahkemeye taşınmasıdır.
-
Temyiz nedir? BAM kararının hukuki denetim için Yargıtay‘a taşınmasıdır.
-
Marka kullanım ispatı nedir? Markanın tescil edildiği sınıflarda gerçekten kullanıldığının belgelenmesidir.
-
Hukuki yarar nedir? Dava açan kişinin o davadan elde edeceği somut menfaattir.
Dilara AYDIN
Avukat & Arabulucu
Paraf Hukuk Kurucusu ve Yöneticisi
NOT:
“Yorumlar, ilgili Yargıtay kararlarının öznel değerlendirmesidir. Her somut olay farklılık gösterebilir. Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır, bağlayıcı hukuk görüşü teşkil etmez.”
Kars Patent
ETKİN PATENT | MARKA STRATEJİSTİ: BÜLENT AYDIN
Kars Patent, 21 yılı aşkın kurumsal tecrübeye sahip Etkin Patent bünyesinde faaliyet gösteren tescilli ulusal sınai mülkiyet kuruluşudur. Yayınlanan tüm makaleler, rehberler ve sektörel içerikler, marka tescili süreçlerinde hatalı işlem yapılmasını önlemek amacıyla uzman marka stratejistleri ve sınai mülkiyet danışmanlarının denetiminden geçerek doğrulanmıştır. Platformumuzda sunulan güncel içtihatlar ve tescil metotları, marka haklarının ulusal ve uluslararası düzeyde eksiksiz korunmasını hedefleyen operasyonel bir süzgecin ürünütedir.
